Franchising Rehberi KOSGEB Girişimciliği Geliştirme Merkezi tarafından
2005 yılı içerisinde hazırlanmıştır.
Bu çalışmada Dünyada ve Türkiye’de Franchising Sisteminin; tarihsel süreci,
kapsamı, ilkeleri, avantaj ve dezavantajları dikkate alınarak mevcut durumu
ana hatlarıyla ortaya konulmuş olup, son bölümde isteme ilişkin kişisel analiz
testi sunulmaktadır.
Franchising sistemi, riski az ancak maliyeti yüksek bir sistemdir. Bu sistem
girişimcilere güvenle yatırım yapma imkanı sunmaktadır. Özellikle ülkemizde
yaşanan ekonomik istikrarsızlık nedeniyle, kurdukları işte başarılı olmayı daha
garantili yollardan sağlamak isteyen girişimciler, franchising sistemine
yoğunlukla yönelmektedir. Ana şirket sahibine (franchisor) yapılan ödemeler,
başlangıçta denenmiş bir işin ön yatırımından daha fazla olmasına rağmen,
denenmemiş bir iş göz önüne alındığında yapılacak hata bedellerinin
toplamından daha az olmaktadır. Bu nedenle de sistem küçük girişimcilere
oldukça cazip gelmektedir.
Mikro ve küçük ölçekli işletmelerin ilk yıllardaki başarısızlık oranları % 35 iken,
franchise’ların başarısızlık oranları sadece % 5 dir. Her ne kadar bu oranlar
sistemin başarısını ortaya koysa da girişimcilerimizin yüksek fiyatlar ödeyerek
franchise satın alırken dikkat etmesi gereken bir takım özel hususlar
bulunmaktadır.
Hazırlanan bu çalışma girişimcilerimiz için bir rehber niteliği taşımaktadır.
Sistemin seçilmesi noktasında çalışmada yer alan ve dikkat edilmesi gereken
hususlar göz önüne alınmalı, sistem için hazır olunup olunmadığı kontrol
edilmeli, sistemin avantajları ve dezavantajları değerlendirilmeli ve son olarak
kişisel analiz yapılarak sistemin seçilip seçilmeyeceği kararı verilmelidir.
GİRİŞ
Yeni bir işletme kurmak veya kurulu bir işletmeyi sürekli değişen koşullar
altında başarıya eriştirmek bireysel yatırımcılar açısından çok güçtür. Küçük
işletmelerin bu güçlükleri çözmeleri, özellikle büyük işletmelerin sağladığı
olanaklardan yararlanarak daha kolay olmaktadır.
İstatistiklere göre kendi olanaklarıyla işini sürdürmeye çalışan bir işletmecinin
ilk 5 yılda başarı oranı %35 düzeylerinde kalırken, franchise sisteminin içinde
yer alan bir işletmenin söz konusu dönem içinde başarılı olma ihtimali %95 tir.
Bu oranlar arasındaki çarpıcı fark şletmecilerin gözünde franchising
sistemlerini daha cazip hale getirmektedir.
Tüm dünyada kabul gören bir sistem olan “franchising”in temelleri ABD’de bir
yüzyıl öncesine kadar dayanıyor. 1863 yılında Singer Dikiş Makineleri şirketinin
dağıtım sisteminde yaptığı uygulama bugünkü anlayışa uygun ilk örnek
sayılıyor. İlk örnekler arasında 1888’de General Motors’un ve 1902’de ilaç
sektöründe Racall’ın uygulamaları da gösterilebilir. Franchising sisteminde asıl
patlamanın yaşandığı dönem ise 1950’lerin sonları. Bu dönemde ticaret
yapmanın farklı bir yöntemi olarak tanınan franchising , 1960'larla birlikte
girişimciliğin gelişmesini sağlayan önemli bir araç olmuş. Yıllar itibariyle
giderek benimsenen ve yaygınlaşan sistem, ayrı bir uzmanlık alanına gelmiş.
Bu gelişmelerin etkisiyle 1960’da franchising sektörünün ilk birliği olan IFA
‘Uluslararası Franchise Birliği’ (International Franchise Association)
kurulmuştur.
1970'li yıllarda Avrupa'da hızla yaygınlaşan franchising sisteminin ülkemizde ki
uygulamaları ise, 1980'lerin ikinci yarısına rastlıyor. ürkiye’de de Uluslararası
Franchising Derneği (UFRAD) 1991’de franchising sisteminin doğru
öğrenilmesini, yürütülmesini ve sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlamak
amacıyla kurulmuştur. Franchise vererek Türkiye pazarına ilk giren firmalar;
McDonald's, Pizza-Hut, Wendy's ve Kentucky Fried Chicken gibi dünyaca ünlü
fast food zincirleri oldu. Türkiye'ye fast-food ile giren ve özellikle hizmet
sektöründe büyük ilgi ile karşılaşan franchising, özellikle son yıllarda çok hızlı
bir biçimde yaygınlaşmaya başladı.
1. FRANCHISING SİSTEMİ
1.1. Franchising Terim ve Tanımları
Türkçe karşılığı ‘imtiyaz’ olan franchise İngilizce bir kelimedir. Fransızca
‘affanchir’ olan verme sözcüğünden türetilen franchisor ise imtiyaz verme’
olarak Türkçe’ye çevrilebilir. Buradan yola çıkarak yapılan tanımlamaya göre;
Franchisor; bir ürüne, hizmete veya bilgi birikimine, unlara ait kalitesi
kanıtlanmış ve başarılı bir markaya/isme sahip olup da, bunların satış dağıtım
veya işletme hakkını belirli bir bedel karşılığı veren taraf anlamına
gelmektedir.
Franchisee; ise doğrudan veya dolaylı bir malı bedel karşılığında franchisorun
ticari adını/markasını, know-how'ını, iş görme ve teknik öntemlerini, sistemini
ve diğer sınai/fikri mülkiyet haklarının kullanımını üstlenen taraf demektir.
Franchising, birbirinden bağımsız iki taraf arasında oluşturulan sözleşmeye
dayalı bir ilişkiyi tanımlıyor. En yalın anlatımıyla franchisingi, ‘hak sahibine
verilen para karşılığında belirli sınai hakları ticari alanda kullanma izni’ olarak
özetlemek mümkündür. Franchising sözleşmeleri, bir ürün, bir marka ya da bir
hizmeti kapsıyor olabilir. İmtiyaz sahibi tarafın, belirli bir süre şartı ve bazı
sınırlamalarla ticari işlerini yürütmek üzere bu hakkı ikinci bir tarafa
devretmesi söz konusudur. Franchising’in en önemli tarafı imtiyaz hakkını
veren tarafın işin yönetim ve organizasyonu konusunda know-how yani bilgi
ve destek sağlıyor olmasıdır.
Franchisee Fee; franchisee’nin, isim, marka veya sistemi kullanma hakkı
karşılığında franchisor’a ödediği başlangıç bedeli anlamına elmektedir. Türkçe
karşılığı ile ‘giriş bedeli’dir.
Royalty; ise yıllık ciro ve kardan, anlaşmada belirlenen oranlarda yüzde
olarak ödenen, bir lisans veya ticari marka sahibinin sahip olduğu hakları bir
başkasına devretmesi karşılığında aldığı bedel demektir. Bunun karşılığı olan
Türkçe terim ise ‘lisans bedeli’dir.
1.2. Franchising Türleri
Franchising uygulamaları, uygulandığı ülkeye göre ve sunulan fırsatlar
açısından iki grupta ele alınıyor. Sistem uygulandığı ülkeye göre; ‘ulusal’ ve
‘uluslararası’ olarak, sunulan fırsatlar açısından ise; ‘ürün ve marka
franchising’ i ve ‘işletme sistemi franchising’i şeklinde sınıflandırılıyor.
Ulusal Franchising ;Franchising sözleşmesi bir ülke sınırları içerisinde,
şehirler ya da bölgeler arasında yapılıyorsa ‘ulusal franchising’,
Uluslararası Franchising; Sözleşme iki ülke arasında yapılıyorsa ‘uluslararası
franchising’ olarak adlandırılmaktadır.
Ürün ve Marka Franchising’i; ABD'de üretici ve satıcı arasında bağımsız bir
satış ilişkisi şeklinde başlayan ‘ürün ve marka franchising’i ise, satış lişkisi
çerçevesinde satıcı firmanın, kendini üretici firma ile özdeşleştirmeye
çalışmasını kapsamaktadır. Bu tür franchising esas olarak belirli bir marka ya
da ticari unvanın kullanılmasını içermektedir. Ayrıca imtiyazı eren firma karşı
taraf üzerinde sevk ve idare dahil, geniş ve sürekli bir denetim hakkına sahip
olmaktadır. Bazı basit konularda, franchise alan kuruluş üretim safhasına da
girebilmektedir. Otomobil ve kamyon satıcıları, benzin istasyonları, alkolsüz
içki üreticileri bu tür franchising'in en tipik örneklerini oluşturmaktadır.
Master Franchise; Ana firma, kendi ülkesi dışında bulunan girişimciye
doğrudan franchise verebileceği gibi, bir üçüncü taraf aracılığı ile dolaylı olarak
da franchise verebilir. Böyle bir durumda master franchise gündeme gelir. Ana
firma kendi ülkesinde veya yabancı ülkede bulunan bir girişimciyle master
franchise anlaşması yapar ve belirli bir bölgede kendi adına franchise verme
hakkını girişimciye verir. Ana firmanın sözleşme yaptığı franchise alan bu
girişimciye “Master Franchisee”, bu özel uygulamaya da “Master Franchise”
denir.
İşletme Sistemi Franchisingi; Burada franchisee ve franchisor arasında
sadece ürün, servis ve marka alanında değil, bir bütün olarak şletme sistemi
içerisinde pazarlama ve üretimle ilgili tüm faaliyetleri de içeren bir işbirliği
yapılmaktadır. Daha basit bir anlatımla, bu tür ranchising ‘akıl satmak’ olarak
tanımlanabilir. Oteller, restoranlar, perakende satış mağazaları, kiralama ve
danışmanlık hizmetleri bu ınıflandırma içerisinde yer almaktadır. Son yıllarda
işletme sistemi franchising'inin büyüme hızı diğer franchising'lere göre daha
fazladır.
İşletme sistemi franchising'i diyebileceğimiz “Business Format Franchising”
sözleşmesinde yer alan dört temel unsur ise şöyledir;
• Franchisor sahip olduğu belirli bir ismin veya markanın kullanılması için
franchisee'ye izin verir.
• Franchisee üzerinde, sözleşme süresince davam eden bir denetim söz
konusudur.
• Yine sözleşme boyunca franchisor, franchisee'ye belirli yardım ve
hizmetlerde bulunur.
• Bu imtiyaza karşılık bedelin ödeme şekli olan ‘royalty’nin miktarı
periyodik ödemeler şeklinde tespit edilir.
Daha detaylı bilgi için tıklayınız